Samter sendromu (NSAİİ'lerle alevlenen solunum yolu hastalığı, N-ERD) astım, kronik rinosinüzit ve özellikle nazal poliplerle birlikte görülen ve aspirin ile diğer bazı nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların (NSAİİ) kullanılmasıyla solunum yolu belirtilerinin ortaya çıkmasına veya kötüleşmesine neden olan kronik bir hastalıktır.
Samter sendromu, tıp literatüründe NSAID-exacerbated respiratory disease (N-ERD) veya aspirin-exacerbated respiratory disease (AERD) adlarıyla da anılır.
Samter sendromu olan kişilerde aspirin veya bazı nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların (NSAİİ) alınmasından genellikle kısa süre sonra solunum yollarına ait belirtiler ortaya çıkabilir veya mevcut şikayetler belirginleşebilir.
Bunlar arasında:
burun tıkanıklığı ve burun akıntısı,
hapşırma,
koku duyusunda azalma veya kayıp,
öksürük,
hırıltılı solunum,
göğüste sıkışma,
nefes darlığı
bulunabilir.
Hastalarda kronik rinosinüzit ve nazal polipler sık görülür ve polipler tedaviye rağmen tekrar ortaya çıkabilir.
Samter sendromunun nedeni kesin bilinmemektedir, bağışıklık sistemi hücrelerinin bir grubu olan eozinofillerden kaynaklanan bir aşırı duyarlılık reaksiyondur. Astım ve nazal polip bulunan hastalarda daha sık görülür. Sıklıkla 20 ve 50 yaş arasındaki erişkinlerde ortaya çıkar.
Samter sendromunun tanısı öncelikle hastanın öyküsü, astım ve kronik rinosinüzit/nazal polip bulgularının değerlendirilmesi ve aspirin veya diğer NSAİİ kullanımı sonrasında ortaya çıkan reaksiyonların özellikleri dikkate alınarak konulur. Aspirin veya NSAİİ kullanımından sonra tipik solunum yolu reaksiyonları gelişmişse, bazı hastalarda ek bir teste gerek kalmadan tanı konulabilir.
Öykünün tanı için yeterli olmadığı veya ilaç duyarlılığının kesin olarak bilinmediği durumlarda, aspirin provokasyon testi tanıyı doğrulamak amacıyla yapılabilir. Bu test, ciddi solunum yolu reaksiyonlarına yol açabileceğinden yalnızca deneyimli bir hekim tarafından, uygun tıbbi gözetim ve acil müdahale olanaklarının bulunduğu bir sağlık kuruluşunda uygulanmalıdır.
Kan veya burun salgısındaki eozinofil düzeyi gibi bulgular hastalığı destekleyebilir, ancak tek başına Samter sendromu tanısını koydurmaz.
Samter sendromunun tedavisinde amaç astımı ve kronik rinosinüziti kontrol altında tutmak, nazal poliplerin büyümesini ve tekrarlamasını azaltmak ve NSAİİ kullanımına bağlı reaksiyonları önlemektir.
Astım ve burun hastalığının tedavisi:
Astım için inhaler ilaçlar, kronik rinosinüzit ve nazal polipler için ise kortizonlu burun spreyleri ve diğer uygun tedaviler kullanılabilir. Gerekli durumlarda endoskopik sinüs cerrahisi uygulanabilir.
Aspirin ve NSAİİ'lerden kaçınma:
Aspirin veya bazı NSAİİ'lerin kullanılmasıyla reaksiyon gelişen hastaların, kendilerinde reaksiyona neden olan ilaçlardan kaçınması gerekebilir. Hangi ağrı kesicilerin güvenle kullanılabileceği hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Aspirin desensitizasyonu ve aspirin tedavisi:
Uygun hastalarda, hastanede veya bu konuda deneyimli bir merkezde kontrollü olarak aspirin desensitizasyonu (duyarsızlaştırma) yapılabilir. Desensitizasyon sonrasında düzenli aspirin tedavisi, bazı hastalarda astım ve sinüs hastalığının kontrolüne, nazal poliplerin küçülmesine ve tekrar ameliyat gereksiniminin azalmasına yardımcı olabilir.
Aspirin desensitizasyonu ve sonrasında aspirin tedavisi her hasta için uygun değildir. Özellikle mide-bağırsak kanaması riski, kontrolsüz astım veya başka önemli sağlık sorunları bulunan hastalarda tedavinin uygunluğu uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bu tedavi ile astım kontrol altına alınabilir ve burun poliplerinin tekrarlaması azaltılabilir. Aynı zamanda burun polipleri için gereken ameliyatların ve kortizon tedavilerinin sayısı da azaltılır.
Biyolojik tedaviler:
Kontrol edilmesi güç kronik rinosinüzit ve nazal polipleri ve/veya ağır astımı bulunan bazı hastalarda biyolojik ilaçlar tedavi seçenekleri arasında yer alabilir. Biyolojik tedavinin uygun olup olmadığı; hastanın burun ve sinüs hastalığı, astımının özellikleri, daha önce uygulanan tedaviler ve diğer sağlık sorunları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Cerrahi tedavi:
Hayat kalitesini artırmak amacıyla burun tıkanıklığına neden olan burun poliplerinin ameliyat ile alınması gerekebilir (Bkz. endoskopik sinüs cerrahisi).