Tıkayıcı uyku apnesinde (OUA) ameliyatın amacı, uyku sırasında üst hava yolunun daralmasına veya kapanmasına neden olan anatomik sorunları düzeltmektir. Cerrahi tedavi her hasta için uygun değildir. Hangi ameliyatın uygulanacağı tıkanıklığın yeri, anatomik özellikler, uyku apnesinin şiddeti, vücut yapısı ve daha önce uygulanan tedavilerin sonuçları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Hayır. Uyku apnesinin cerrahi tedavisi seçilmiş hastalarda uygulanır. Cerrahi kararından önce uyku apnesinin tanısının uyku testiyle doğrulanması ve üst hava yolundaki tıkanıklığın ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir.
CPAP/PAP tedavisi, ağız içi apareyler, kilo verme ve diğer tedavi seçenekleri hastanın özelliklerine göre değerlendirilir. PAP tedavisini kullanamayan veya kabul etmeyen bazı hastalarda cerrahi tedavi alternatif bir seçenek olabilir.
Cerrahi tedavi planlanmadan önce uyku apnesinin şiddeti, hastanın yakınmaları ve üst hava yolunun anatomik özellikleri değerlendirilir.
Değerlendirmede ağız, burun ve boğaz muayenesinin yanı sıra gerektiğinde endoskopik muayene ve uyku sırasında üst hava yolundaki tıkanıklığın yerini belirlemeye yönelik incelemeler kullanılabilir.
Bazı hastalarda uyku sırasında üst hava yolunun hangi bölgelerinde ve nasıl daraldığını veya kapandığını değerlendirmek amacıyla ilaçla uyarılmış uyku endoskopisi (DISE) yapılabilir. Bu değerlendirme, cerrahi tedavinin planlanmasına yardımcı olabilir.
Bazı hastalarda burun, yumuşak damak, bademcikler, dil kökü veya çene yapısında birden fazla bölgede daralma bulunabilir. Bu nedenle tek bir ameliyat yerine farklı cerrahi yöntemlerin birlikte veya aşamalı olarak uygulanması gerekebilir.
Bu ameliyatlar, üst hava yolunun farklı bölgelerindeki anatomik darlıkları düzeltmek amacıyla, hastanın özelliklerine göre tek başına veya birbirleriyle birlikte uygulanabilir.
Yumuşak damak ve bademciklere yönelik ameliyatlar: Yumuşak damak ve küçük dil bölgesindeki darlığı azaltmaya yönelik farklı faringoplasti teknikleri uygulanabilir. Büyük bademciklerin bulunduğu hastalarda tonsillektomi de cerrahi tedavinin bir parçası olabilir.
Dil kökü ve gırtlak bölgesine yönelik ameliyatlar: Dil kökünün hava yolunu daralttığı hastalarda dil kökü hacmini azaltmaya veya dili öne doğru konumlandırmaya yönelik farklı cerrahi yöntemler uygulanabilir. Bazı hastalarda dil kökü ile birlikte gırtlak girişini etkileyen anatomik sorunlara da müdahale edilebilir.
Diğer yardımcı cerrahiler
Burun cerrahisi: Burun bölmesi eğriliğinin (septum deviasyonu) düzeltilmesi ve burun etlerinin (konkaların) küçültülmesi, burundan nefes almayı kolaylaştırabilir ve bazı hastalarda diğer OUA tedavilerine yardımcı olabilir. Kronik rinosinüzit gibi burun ve sinüs hastalıklarının cerrahi tedavisi de uygun hastalarda uygulanabilir.
Bademcik ve geniz eti cerrahisi: Büyük bademcikler (tonsiller) veya geniz eti (adenoid) hava yolunu daraltıyorsa, uygun hastalarda tonsillektomi veya adenoidektomi uygulanabilir.
Çene cerrahisi: Üst ve alt çenenin hava yolunu genişletecek şekilde yeniden konumlandırıldığı çene cerrahileri (maksillomandibular ilerletme), bazı seçilmiş hastalarda uygulanabilir.
Trakeotomi: Trakeotomi, üst hava yolundaki tıkanıklığı bypass ederek doğrudan nefes borusundan solunum sağlamayı amaçlayan bir yöntemdir. Günümüzde çok özel ve ağır durumlarda, diğer tedavi seçeneklerinin uygun olmadığı veya yetersiz kaldığı hastalarda nadiren uygulanır.
Cerrahi tedavinin başarısı hastadan hastaya değişir. Ameliyatın amacı hava yolundaki tıkanıklığı azaltmak ve uyku sırasında solunumu iyileştirmektir. Bazı hastalarda uyku apnesi tamamen ortadan kalkabilirken, bazı hastalarda belirgin bir düzelme sağlanmasına rağmen hastalık devam edebilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında hastanın yakınmaları ve gerektiğinde uyku testi ile tedavinin sonucu değerlendirilir.
Cerrahi yönteme göre riskler değişir. Kanama, enfeksiyon, ağrı, yutma güçlüğü, geçici veya kalıcı ses değişiklikleri, burun veya boğazda kuruluk ve cerrahi bölgeye bağlı başka sorunlar gelişebilir.
Bazı hastalarda ameliyata rağmen uyku apnesi devam edebilir veya ilerleyen dönemde yeniden ortaya çıkabilir. Uygulanacak ameliyatın kendisine özgü riskleri doktorunuz ameliyat öncesinde ayrıca açıklayacaktır.