Sinüsler burun etrafındaki kemikler (etmoid ve sfenoid), üst çene kemikleri (maksiller) ve alın kemiği (frontal) içinde bulunan hava dolu boşluklardır. Bu boşlukların burun içine açılan kanallarının tıkanması sonucunda iltihaplanmasına sinüzit adı verilir. Sinüzitin akut ve kronik (müzmin) olmak üzere iki tipi vardır. Akut sinüzit çoğunlukla soğuk algınlıklarını ve nezleyi takiben ortaya çıkar.
Soğuk algınlıklarını ve nezleyi hemen takiben ortaya çıkan akut sinüzit, farklı yaş gruplarında farklı belirtiler verebilir. Erişkinlerde ve büyük çocuklarda burun tıkanıklığı; sarı, yeşil veya kanlı burun akıntısı; gözlerin etrafında ağrı; diş ağrısı ile karışabilen yanak ağrısı; yüzde basınç hissi; öne eğilmekle artan yüz veya baş ağrısı, kötü ağız kokusu belirtileri bulunabilir. Bazen de kuru öksürük, hafif ateş veya mide rahatsızlığı şikayetleri görülebilir. Küçük çocuklarda da yukardaki şikayetler bulunabilir, ancak genellikle bu şikayetlerini iyi ifade edemezler. Hastalık, yüksek ateş ve iltihaplı burun akıntısı nedeniyle her zamankinden biraz daha şiddetli ve 10 günü geçen bir “soğuk algınlığı” zannedilebilir.
Kronik sinüzitte, belirtilerin süresi üç aydan uzundur. Koyu burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, koku alamama, özellikle geceleri artan öksürük belirtileri görülebilir.
Sinüzit belirtileri bazen soğuk algınlığı ve alerji ile karıştırılabilir. Eğer sinüzitiniz olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki belirtileri gözden geçirin; bu belirtilerden üç veya daha fazlası varsa doktorunuza başvurun.
Günlük hayatınızdaki koşullarda bazı değişikler yaparak sinüzit riskini azaltabilirsiniz. Kış aylarında, özellikle kaloriferli evlerde iyice kuruyan havayı, solunum yolları için ideal olan %35-%50 nem oranına ulaşacak şekilde bir buhar makinesi ile nemlendirin. Soğuk algınlıkları sırasında bol su için, uçak seyahatinden ve sualtı dalışlardan kaçının, şikayetler uzun sürdüğünde doktorunuza başvurun. Alerjiniz varsa alerji önlemlerine ve tedavisine her zaman özen gösterin.
Akut sinüzit çoğunlukla hastanın şikayetleri ve doktorun muayene bulguları ile teşhis edilir. Komplikasyon veya farklı bir hastalık şüphesi yoksa tanı için rutin olarak röntgen veya bilgisayarlı tomografi yapılması gerekmez.
Akut sinüzitlerin çoğu viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından gelişir ve kendiliğinden düzelebilir. Bu nedenle her akut sinüzitte antibiyotik kullanılması gerekmez.
Belirtilerin hafifletilmesi için ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar, serum fizyolojik ile burun temizliği ve bazı hastalarda doktor önerisiyle burun spreyleri kullanılabilir.
Belirtilerin belirgin şekilde ağır olduğu, uzadığı veya başlangıçta düzelme gösterdikten sonra yeniden kötüleştiği durumlarda bakteriyel sinüzitten şüphelenilebilir. Bu durumda doktorunuz antibiyotik tedavisi gerekip gerekmediğine karar verir.
Komplike olmayan bazı erişkin hastalarda, doktorun yakın takibi altında antibiyotik başlanmadan izlem de uygun bir seçenek olabilir.
Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları erişkinlerden daha sık görüldüğü ve sinüzit belirtileri daha silik seyrettiği için teşhis de daha zordur. Çocuklarda aşağıdaki belirtilerin varlığı sinüziti düşündürmeli ve doktor muayenesi yapılmalıdır :
Soğuk algınlığının 10 günden uzun sürmesi ve düzelme olmaması
Koyu ve sarı-yeşil renkte burun akıntısı
Boğaz ağrısı, öksürük, kötü ağız kokusu, bulantı, kusma yaratan geniz akıntısı
Uzun süreli başağrısı
Huzursuzluk veya halsizlik
Göz çevresinde şişlik