Ana Sayfa

Hastalıklar

Sık Sorulan Sorular

İletişim

 
Prof. Dr. İrfan YORULMAZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve
Baş-Boyun Cerrahisi

Güniz sokak, No: 14/3, Kavaklıdere, Ankara

Tel : (312) 428 5112
Faks : (312) 428 5113


HORLAMA

 

Horlama, orta yaş üzerindeki erişkinlerin üçte birinde görülen bir durumdur. Horlamanın nedeni, solunum sırasında havanın gevşemiş boğaz dokuları arasından geçerken bunları normalden fazla titreştirmesidir. Derin uykuya geçildiğinde ağız boşluğunun tavanındaki yumuşak damak kasları, dil ve boğaz kasları gevşer. Eğer bu dokulardaki gevşeme fazla olursa titreşime geçip horlama yaratabilir, hatta solunum yolunu kapatabilirler. Havanın geçtiği alanlar ne kadar dar ise, hava akımı o kadar güçlü olur. Bu durumda titreşimler ve horlama sesinin şiddeti de artar.

 

Hava yolunu yumuşak damağın sarkık ve kalın olması, küçük dilin uzaması, büyümüş bademcikler, büyük dil kökü ve geniz eti varlığı daraltabilir. Ayrıca kilo fazlalığı olması boğaz çevresinde biriken yağ dokusu nedeniyle havanın geçtiği alanların daralmasına yol açar. Uykudan önce alkol kullanımı boğaz kaslarının çok fazla gevşemesine neden olarak horlamayı şiddetlendirir. Müzmin sinüzit, burun bölmesinde eğiklik ( septum deviasyonu ) ve burun etlerinin (konka) büyümesi gibi burunda havanın geçeceği alanları daraltan sorunlar da horlamanın sık görülen nedenleri arasındadır.

Horlama ile birlikte bazı kişilerde uykuda solunum duraklamaları da ( uyku apnesi) görülür. Bu ciddi durum, boğazdaki gevşek dokuların uykuda hava yolunu kapatıp solunuma engel olması sonucunda ortaya çıkar. Apne, horlama ve solunumun 10 saniyeden uzun sürelerde duraklamasıdır. Solunumun durması ile vücutta azalan oksijen ve artan karbon dioksit kişiyi uyanmaya zorlar ve genellikle yüksek sesli bir horlama ile hava yolu zorla açılmaya çalışır. Bu sırada uyku da yüzeyelleşir.

Ne zaman hekime başvurmalısınız ?
Siz horladığınızın farkında olmayabilir veya bundan rahatsızlık duymayabilirsiniz ama, eşiniz ve evdeki diğer kişiler bundan son derece rahatsız olabilirler. Hasta açısından horlamanın incelenmesi, daha ciddi başka sağlık sorunlarının ortaya çıkartılması ve tedavi edilmesi açısından önem taşıyabilir: uyku apnesi, burun tıkanıklığına neden olan sorunlar ve hastalıklar, şişmanlık gibi.

 

Çocuklarda horlama çoğunlukla büyümüş geniz eti ve bademciklere bağlıdır. Eğer çocuğunuz hasta olmadığı günlerde de horluyor, uykuda aşırı terliyor, huzursuz bir uyku uyuyorsa muayene edilmesi gerekir.

Değerlendirme ve Tanı :
Horlamanın şiddetinin eş tarafından derecelendirilmesi genellikle tedavi gereksinimi olup olmadığını da belirler. 1. dereceden şiddetli horlama tedavi gerektirir:

  • 1. derece: Ancak kulak yüze yaklaştırıp dinlendiğinde duyuluyorsa
  • 2. derece: Yatak odasında duyuluyorsa
  • 3. derece: Kapı açıkken yatak odasının hemen dışında duyuluyorsa
  • 4. derece: Kapı kapalıyken yatak odasının dışında duyuluyorsa

Horlamanın değerlendirilmesi ve incelenmesi muayene ile başlar. Bu muayenede doktorunuz burundan başlayarak nefes borusuna kadar havanın geçtiği alanlarda horlamaya neden olabilecek şekil değişikliklerini veya hastalıkları arayacaktır. Bundan sonra bir uyku çalışması ile uykuda vücudun çeşitli fonksiyonlarının kaydedildiği bir inceleme istenebilir. Uyku çalışmasında (polisomnografi) kullanılan bazı cihazlar hastanın kendi evinde uyurken ölçüm yapmasına elverişlidir; ancak uyku çalışmaları çoğunlukla daha detaylı sistemlerin bulunduğu uyku laboratuarlarında yapılır.

Horlamanın neden olduğu sorunlar :
Her gece olan horlama sadece başkaları için bir rahatsızlık nedeni değil, hasta için gündüz uyuklama nedeni de olabilir. Sürekli ve tedavi edilmemiş horlama şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini artırır. Çocuklarda horlama hiperaktiviteye ve dikkat bozukluğuna yol açabilir.

Sizin yapabilecekleriniz :
Horlamayı önlemek veya şiddetini azaltmak için şunları yapabilirsiniz
:

  • Kilo fazlanız varsa zayıflayın. Kilo fazlalığı horlamanın en sık nedenidir. Gevşek ve artmış yağ dokusu nedeniyle daralmış hava yolu varlığı, dokuların kolay titreşmesine ve horlamaya yol açar.

  • Uyurken yan yatın. Sırtüstü yatmak dilin geriye düşmesine ve havanın geçtiği alanı daraltmasına neden olur. Uyku sırasında farkında olmadan sırtüstü pozisyona gelmeyi engellemek için pijama pantolonunun bel kısmının içine bir masa tenisi veya tenis topu koyulması fayda sağlamaktadır.

  • Burun tıkanıklığına neden olan sorunlarınızı tedavi ettirin. Allerji, burun bölmesinin eğri olması (septum deviasyonu), burun kanatlarının gerginliğinin düşük olması, burundan rahat solunuma engel olarak kişiyi ağızdan solumaya zorlayan ve horlamayı artıran sık nedenlerdir. Burun solunumu düzeltilmeden yumuşak damağa yönelik yapılan ameliyatlardan beklenen yarar elde edilemez.

  • Alkol ve sakinleştirici ilaç kullanmaktan kaçının. Sakinleştiriciler, uyku ilaçları ve alkol merkezi sinir sisteminin kaslar üzerindeki kontrolunu baskılayarak boğaz kaslarında gevşemeye neden olur. Ayrıca, beynin uyanma ve solunumu başlatma fonksiyonlarını da azaltarak apne sürelerinin uzamasına neden olurlar.

Tedavi :
Sizin aldığınız önlemlerle ve yaşam tarzı değişiklikleri ile horlama düzelmiyorsa doktorunuz aşağıdaki tedavi seçeneklerinden birini önerebilir. Bu seçeneklerden hangisinin kullanılacağı hastanın tercihine göre değil, hastanın gereksinimlerine ve sahip olduğu deneyime göre hekimin yapacağı seçime göre belirlenir.

  • Yumuşak damak implantları: Gevşek yumuşak damağın solunum sırasında aşırı titreşimini ve horlamayı engellemek üzere, dışarıdan görülmeyecek şekilde doku içine yerleştirilen protezlerdir. Lokal anestezi ile uygulanmaları mümkündür ve bu yöntem işlem sonrası ağrının kısa süreli ve diğer ameliyatlara göre az olması avantajına sahiptir.

    Yumuşak damağa implant yerleştirme yöntemi Yerleştirme sonrası implantların pozisyonu
  • Radyofrekans cerrahisi (RF): Çoğunlukla lokal anestezi ile uygulanan bu işlemde yumuşak damağın gerginleştirilmek istenen bölgelerine özel bir cihaz ile radyo dalgaları uygulanır. Radyo dalgalarının yumuşak damak dokusu içinde oluşturduğu etki zamanla damağın gerginleşmesini sağlar. Her uygulamada tedavi etkisinin ortaya çıkması için 6 hafta geçmesi gerekir ve çoğunlukla 2 ay aralıklarla olmak üzere 2 veya 3 uygulama gerekir. Uygulamalardan sonra birkaç gün süreyle hafif dereceli ağrı hissedilebilir. 

Yumuşak damağa radyofrekans uygulama yöntemi Yumuşak damağa radyofrekans uygulama bölgeleri
  • Damak ve küçük dile yönelik ameliyatlar: Yumuşak damak ve küçük dilin yeniden şekillendirilmesi veya gerginliğinin artırılması amacıyla yapılan ameliyatların çeşitli şekilleri vardır. Ayrıca, bu ameliyatlar . Bu ameliyatlar, klasik ameliyat yöntemiyle ya da koter, radyofrekans, plazma kesici, laser ışını gibi çeşitli araçlar kullanılarak da yapılabilir.

Ameliyat öncesi yumuşak damak ve küçük dilin şekli Ameliyat sonrası yumuşak damak ve küçük dilin şekli
  • Yumuşak damak enjeksiyonları: Kas dokusunda sertleşme yaratıcı etkisi olan maddelerin yumuşak damağa enjeksiyonu ile radyofrekans cerrahisine benzer sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu tedavinin yapılma şekli ve etkileri RF tedavisi ile benzerdir.

  • Diş aparatları: Bunlar çene ve dil pozisyonunu ayarlayarak hava yolunu açık tutmayı amaçlayan, ancak her gece uykuda ağıza takılması gerektiği için kullanım güçlüğü taşıyan, her hastanın diş kalıbı alınarak o hasta için özel olarak üretilen protezlerdir.

  • Burun kanadı açıcıları: Burun kanatlarının gerginliğinin azalmış olması ağızdan solunuma ve horlamanın şiddetlenmesine neden olabilir. Böyle bir sorun varsa doktorunuz burun kanatlarını açık tutan burun apereyleri kullanmanızı veya sorunu düzeltmeye yönelik ameliyat önerebilir.

 

Hastalıklar