Ana Sayfa

Hastalıklar

Sık Sorulan Sorular

İletişim

 
Prof. Dr. İrfan YORULMAZ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve
Baş-Boyun Cerrahisi

Güniz sokak, No: 14/3, Kavaklıdere, Ankara

Tel : 0312 428 5112
Faks : 0312 428 5113


HİPOFİZ TÜMÖRLERİNDE ENDOSKOPİK CERRAHİ

(ENDOSKOPİK HİPOFİZEKTOMİ)

 

Hipofiz bezi, kafanın tam merkezinde ve beyinin altında bulunan bir hormon bezidir. Hipofiz bezinden salgılanan hormonlar ve fonksiyonları şunlardır:

  • Adrenokortikotropik hormon: böbrek üstü bezlerinden kortizon salgısını düzenler

  • Büyüme hormonu: vücudun çeşitli dokularında büyümeyi sağlar

  • Prolaktin: memeden süt salgılanmasını sağlar

  • Tiroid stimüle edici hormon: tiroid bezinden tiroid hormonlarının salgılanmasını düzenler

Beyin tümörlerinin yaklaşık %15'ini hipofiz tümörleri oluşturur. Bu tümörlerin çoğu iyi huyludur. Hipofiz bezinden kaynaklanan tümörlerin %75'i normalden fazla hormon salgılar. Bunun sonucunda aşağıdaki durumlar ortaya çıkabilir:

  • Cushing sendromu

  • Akromegali

  • Prolaktinoma

  • Hipotiroidi

Tümörler büyüdükçe hipofiz bezinin hormon salgılama fonksiyonu bozulur ve hormon yetersizliği (hipopitüiterizm) ortaya çıkar. Büyük tümörler, görme sinirine yaptıkları bası nedeniyle sıklıkla görme bozukluklarına da yol açarlar.

 

Belirtiler :

  • Yüzde genişleme, gözlerde şişlik

  • El ve ayaklarda büyüme

  • Yüz şeklinde değişiklikler: çene, dil ve yüz kemiklerinde büyüme

  • Kilo değişiklikleri: kilo alma veya verme

  • Kabızlık

  • Saçlarda kabalaşma veya incelme, vücut kıllarında dökülme, kaşlarda incelme

  • Deri değişiklikleri

  • Soğuğa veya sıcağa tahammülsüzlük

  • Kan basıncı düşüklüğü

  • Kişilik değişiklikleri (huzursuzluk veya isteksizlik)

  • Kadınlarda memeden anormal akıntı veya süt gelmesi, adet düzensizlikleri, vücutta kıllanma

  • Erkeklerde memede büyüme, cinsel isteksizlik

  • Başağrısı

  • Uykuya eğilim

  • Bulantı, kusma

  • Görme bozuklukları: çift görme, görme kaybı

  • Havale geçirme

Tanı :

Muayene sonucunda hipofiz tümöründen şüphelenildiğinde manyetik rezonans (MR) görüntüleme incelemesi yapılır.

 

 

Ayrıca tümörün hormon faaliyetini saptamak için kanda çeşitli hormon düzeylerine bakılması (kortizol, FSH, LH, IGF-1, prolaktin, testosteron, estradiol, TSH, T4 gibi) ve görme ile ilgili incelemelerin yapılması gerekir.

 

Bu değerlendirmeler birden çok tıp alanının uzmanları tarafından gerçekleştirilmelidir. Hipofiz tümörlerinin belirtileri çoğunlukla hormonların fonksiyonu ile ilgili olduğu için ilk değerlendirme genellikle iç hastalıkları ve endokrinoloji uzmanları tarafından yapılır. Görme ile ilgili değerlendirmeler göz hastalıkları uzmanı tarafından gerçekleştirilir.

 

Cerrahi tedavi gerektiğine karar verildiği takdirde bu ameliyatı gerçekleştirecek olan kişi beyin ve sinir cerrahisi (nöroşirürji) uzmanıdır. Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanının rolü, burundan yapılan bazı hipofiz bezi ameliyatlarında beyin ve sinir cerrahisi (nöroşirürji) uzmanına yardımcı olmaktır. Bu iki cerrahi uzmanlık dalı arasındaki yardımlaşma, günümüzde giderek daha fazla uygulanan endoskopik hipofiz ameliyatlarında geçerlidir.

 

Tedavi :

Hipofiz tümörleri çoğunlukla iyi huyludurlar; ancak, büyüdüklerinde önemli sinir ve damarlara bası yaparak ciddi sorunlar yaratabilirler. Prolaktin veya büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörleri ilaç tedavileri ile küçültülebilir veya büyümeleri durdurulabilir. Bunun dışında tedavi için sıklıkla cerrahi gerekir. Hipofiz tümörlerinin çoğu burundan çıkartılabilir; ancak bazen kafatasından yapılan ameliyatlara da ihtiyaç duyulur.

 

Burundan yapılan ameliyatlarda kullanılan birkaç yöntem vardır:

  • Burun septumu ve sfenoid sinüsten geçilerek yapılan transseptal-transsfenoidal hipofizektomi

  • Üst dudak altından yapılan bir kesi ile yapılan sublabial-transsfenoidal hipofizektomi

  • Endoskopik transnazal-transsfenoidal hipofizektomi

Endoskopik yöntem, sağladığı daha üstün görüntüleme avantajları nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. Bu yöntemin hasta açısından sağladığı yararlar burun içindeki normal dokuların daha az zedelenmesi ve daha hızlı iyileşme sağlanması, burun tamponu ihtiyacının olmaması, ya da daha küçük ve daha kısa süreli tampona ihtiyaç olması, komplikasyonların daha az görülmesidir.

 


e-Danışma
Yanıtlanmasını istediğiniz sorunuz varsa lütfen buraya tıklayınız